
Hardisk (Sabitdisk)
Hard Diskler
HDD (Hard Disk Driver), Türkçe ifadesiyle Sabit Disk, programların
kaydedildiği, işletim sisteminin saklandığı, kalıcı olması istenen
bilgilerin depolandığı bir aygıttır.
Genellikle kalıcı bilgilerin depolandığı sabit diskler, kimi durumlarda,
özellikle RAM yetersiz kaldığı zamanlarda geçici hafıza görevi de
yapmaktadır. Fakat yarı mekanik olan bu cihazların hızları elektronik
hafıza olan RAM’lere göre çok daha düşük olduğundan bu istenmeyen bir
durumdur.
Sabit diskler gelişmiş bir disket gibi düşünülebilir. Fakat disketlerden
çok daha yüksek kapasiteye sahiptirler. Bir disketin 1.44 MB, bir sabit
diskin de 10 GB veya 19 GB olduğunu düşünürsek aradaki farkın çok yüksek
olduğunu görebiliriz. Ayrıca sabit disklere erişim hızı diskete göre çok
daha fazladır.
Sabit diskler, havası alınmış ve sürtünmenin en aza indirgendiği bir metal
kutu içerisine yerleştirilmiş, evlerde kullandığımız teyplerden bildiğimiz
ses kasetlerinde kullanılan, manyetik alandan etkilenen disklerden meydana
gelmiştir. Her disk yüzeyine ait bir okuma-yazma kafası mevcuttur. Bu
kafalar elektrik enerjisini 1 ve 0’lardan oluşan manyetik enerjiye
çevirirler. Kafalar disklere değmezler, fakat birkaç mikrometre ile ifade
edilebilecek kadar yakındırlar.
Bu disklerin yüzeyleri manyetik alandan etkilenen madde ile kaplanırlar.
Yüzeyler formatlama işlemi sırasında verilerin rahatlıkla bulunabilmesi
amacıyla adreslenirler. İz (track), silindir (cylinder) ve sektör (sector)
gibi kısımlara ayrılan sabit disklere kayıt işlemi en dış bölümden
başlayarak yapılmaktadır.
Veriler disk üzerinde byte grupları halinde saklanır. 512 adet byte’in bir
araya gelmesiyle sektör oluşur. Sektör, disk üzerinde veri yazabileceğimiz
ve okuyabileceğimiz en küçük birimdir. Yan yana dizilen sektörler izleri
oluşturur. İzler de üst üste gelecek şekilde gruplandırılır ve böylece
silindirler oluşur.
Sabit disklerde ayrıca plakaları döndüren mekanik bir sistem mevcuttur. Bu
plakalar dakikada 5200 veya daha yüksek bir hızla dönmektedirler. Eğer
enerji tasarrufu konumu açılmamışsa bu plakalar bilgisayar çalıştığı
müddetçe bu devirde dönerler. Bu plakalar arasında kafalar vardır ve bu
kafaların disklere teması bilgi kaybına veya plakaların çizilerek fiziksel
bozukluğuna sebep olurlar. Bu sebepten, özellikle bilgisayar çalışırken
kasayı sallamamalı ve kasanın sağlam ve sallanmaya müsaade etmeyen bir
zeminde bulunmasına özen gösterilmelidir. Aksi halde sallanan kafalar
disklere temas edebilir. Ayrıca elektrik kesildiğinde kafalar otomatik
olarak disklerin arasından çıkarak park konumuna gelirler. Bu şekilde
bilgisayar çalışmazken sallanma durumunda bir bozulma engellenmiş olur.
Çok eskilerden kalan 40 MB’ın altındaki sabit disklerde bu otomatik olarak
yapılmazdı. Bunun için ayrıca bir komut yazmak gerekirdi.
Sabit diskler çok hassastırlar ve belki de bir bilgisayarın bozulma
ihtimali en yüksek olan parçasıdır. Ayrıca sabit diskler bozulduğu
takdirde bir kişiye ya da firmaya en büyük zararı verebilecek aygıtlardır.
Bir şirketin milyarlarca liralık hesabının sabit diskte bulunduğunu ve
sabit diskin bozulduğunu ve içindeki verilere ulaşılamadığını düşünürseniz
sabit diskin önemini görebilirsiniz. Bu tür üzücü sonuçların olmaması için
sürekli yedekleme yapmak her zaman tavsiye edilir.
Bilgisayar için geçerli olan en önemli kural tüm sistemin en yavaş aygıtın
hızında çalışacağıdır. Tüm sistem arasında en yavaş olanı da hala yarı
mekanik olması nedeniyle sabit disktir. Bağlantı noktası baz alınırsa
masaüstü bilgisayarlar için iki çeşit sabit diskten bahsetmek mümkündür.
Bunlar IDE ve SCSI arabirimini kullanan sabit disklerdir. SCSI
arabirimini kullanan sabit diskler IDE olanlardan daha hızlıdırlar. Fakat
burada asıl hızlı olan sabit disklerin kendilerinden ziyade kullandıkları
arabirimdir. SCSI arabiriminin işlemci ile iletişimi daha hızlıdır.
Dolayısıyla bu arabirime bağlanan cihazlar daha hızlı çalışmaktadır.
Sabit disklerin performansı ölçülürken erişim süresine ve veri transfer
hızına bakılır.
Erişim süresi, verinin disk üzerindeki yerinin ne kadar zamanda
bulunabildiğini ifade eder. Veri transfer hızı ise bulunan verinin ne
kadar zamanda okunabildiğini ifade eder.
Bir sektörün aranması iki aşamadan oluşur. Öncelikle sürücü kafası uygun
izin üzerine getirilir. Daha sonra diskin dönmesi ve bunun sonucunda
sektörün sürücü kafasının altına gelmesi beklenir. Kafanın doğru yere
götürülmesi, sektörün doğru noktaya gelmesinden daha çok zaman almaktadır.
Günümüzde kullanılmakta olan çeşitli arabirimler mevcuttur. Bir sabit disk
almaya karar verdiğimiz zaman hangi arabirimi kullandığımızı bilmeli ve
ona uygun bir sabit disk almalıyız.
IDE (Intelligent Drive Electronic)
Genellikle anakart üzerinde bulunan bu arabirim 2 seri, 1 paralel port,
bir disket sürücü ve bir de IDE arabirimi ihtiva eder.
EIDE (Enhanced IDE)
Adından da anlaşılacağı üzere IDE’nin gelişmiş halidir. IDE’deki 528 MB
kapasite sınırı EIDE ile ortadan kalkmış ve dört adet IDE aygıt takabilme
imkanı vermiştir. Günümüz anakartlarının hepsinde mevcut olan bu arabirim
ile veri transfer hızı daha da artmıştır.
Ultra DMA/33
Teknoloji geliştikçe ve arttıkça yeni bir standarda ihtiyaç duyuldu. Bu
standard iki sabit disk beraber seri şekilde kullanıldığında bile
performans seviyesi kabul edilebilir olmalıydı. Mevcut ortalama 10MB/s
veri aktarım hızına sahip haddiskler bu işlem için uygun değildi. İşte bu
noktada Quantum Ultra-ATA/33 (UDMA/33) standardını geliştirdi. Diğer sabit
disklerdeki saat sinyalinin yükselen kenarında oluşan veri aktarımı burada
hem yükselen ve inen kenarda tetiklenerek 33MB/s veri aktarım hızı elde
edildi.
Ultra DMA/66
Sabit disklerdeki dönüş hızı ve kapasite arttıkça yeni arayışlara girildi
ve UDMA/33’e benzer şekilde UDMA/66 geliştirildi. Buna göre IDE aktarım
hızı 30ns’ye indirilerek ikiye katlandı. Fakat bu işlem beraberinde
aktarım yolunda gürültü promlemini ortaya çıkardı. Bu problemi aşmak için
40 pinli IDE kablosuna topraklama görevi üstlenen 40 pin daha kondu. Bu
şekilde yeni bir 80 iletkenli 40 pinli UDMA/66 kalosu ortaya çıkmış oldu.
UDMA 66 harddisk sürücüleri geriye dönük olarak eski IDE sürücüleriyle ve
kablosu ile de kullanılmaktadır. Ancak bu kablo yada veriyolu desteği
olmadan UDMA 66 sürücü performansı ve avantajlarından yararlanılamaz.
Kablodaki yeni bir özellik ise harddisklerdeki Master/Slave jumper
görevini kendi üzerine almasıdır. Harddisk'in master yada slave olması,
üzerindeki Cable Select (CS) jumperı kullanıldığında harddiskin kablo
üzerindeki yerine göre belirlenmektedir.
UDMA 66 sürücüleri sadece band genişliğini arttırmakla kalmayıp CRC (Cylic
Redundancy Check) veri kontrolü sağlamaktadır. Veri aktarımı sırasında
herhangi bir hata ile karşılaşıldığında aynı veri daha yavaş modda tekrar
gönderilir ve böylece veri güvenilirliği sağlanmış olur.
İlk olarak i810 cihipset ile anakartlar bu desteği sağlamaktadırlar.
Aslında BX chipsetine sahip anakartlar da bu arabirim için ek chipler
kullanıldığında Ultra ATA66 desteğini vermektedir. Ama bu destek i810
chipset ile başlamıştır.
SCSI (Small Computer System Interface)
Aynı anda 7 aygıtı (sabit disk ve CD-ROM gibi) destekleyebilen bu arabirim
diğer arabirimlerden daha hızlı ve daha güvenlidir. Bu arabirimle harici
aygıtları yüksek hızda bağlamak mümkündür. Zamanla Fast SCSI , Wide SCSI
ve Ultra Wide SCSI gibi çeşitli yapıda üretilen bu arabirimlerle saniyede
40 MB üzerinde veri transferi yapmak mümkündür.
Özellikle server sistemlerde tercih edilen bu arabirimin konfigürasyonu
biraz karışıktır. Takılan her aygıta 0-7 arası bir ID numarası vermek
sonlandırma işlemin yapmak gerekir. Takılan aygıtların ID numaraları
birbirinden farklı olmalıdır. Kullanılan bir numara diğer aygıta
verilemez. 7 numaralı ID genellikle SCSI adaptörüne ayrılır.
Aygıt üzerindeki kimliklendirmeler Jumper ve DIP devreleri ile ayarlanır.
Aygıt üzerinde üç adet jumper bulunur ve yapılan kimliklendirme genellikle
ikilik sayma sistemine göre yapılır. Yani jumperlerin tümü boş olduğunda
0, tümü dolu olduğunda 7, birinci ve ikinci dolu olduğunda 3, üçüncü dolu
olduğunda 4 numaralı ID seçilmiş olur.
Farklı SCSI arabirimleri için farklı kablolar kullanmak gerekmektedir.
Fakat bu arabirimleri birbirine çeviren çeşitli adaptörler de mevcuttur.
Meselâ 68 pinden 50 pine çeviren adaptör gibi.
Bir çok SCSI kontrol kartı kullanıcıya 3 bağlantı türü sunmaktadır.
Bunlardan ikisi dahili ve harici 68 pinlik bağlantı, diğeri de dahili 50
pinlik bağlantıdır. Bu üç aygıta birden cihaz bağlanmaz. Eğer sistemimize
harici bir cihaz takacaksak içteki 50 pinlik bağlantı boş kalmalıdır.
SCSI arabirimlerde de kablo uzunluğu önem taşımaktadır. Kablo ne kadar
uzun olursa taşıma hataları ve kesintilerin oluşma ihtimali o kadar artar.
Burada kablo uzunluğundan kastedilen, kullanılan dahili ve harici
kabloların tamamıdır. Aşağıdaki tabloda azami uzunluklar, SCSI türlerine
göre transfer hızları ve kullanılacak kabloların pin sayıları verilmiştir.
|